Saturday, September 25, 2010

Normal Super Hero

Pedro, Lima daki eski restorantlardan birinde bulasikcidir. Karizma yok, zeka desen eh anca idare ediyor, gerisi silme kas. Adam sürekli spor yapiyor, mekik, sinav, barfiks, kosu böyle geciyor ömrü. Calistigi yerde de arkadaslarinin alay konusu, sefi Pedro ile kafa buluyor sürekli: "Kendini fazla spora kaptirdin, burda islerin nasil ilerledigini bilmiyor musun, barda biri kavga cikaririsa ona kungfuca mi cevap vericeksin, tatli dil ve tabancan duruken?" Pedro nun birde otistik bir erkek kardesi var, Tito adi, konusamiyor, bakim evindeki idasindan disari adim atmiyor, sahane resimler ciziyor.

Pedro birgün isten dönerken bir grup haydutun bir evi soymakta olduklarini görür. Hayatinin firsati yolunda önüne düsmüstür, artik yillarin deneyimlerini, birikimleri burda sergileme sansi cikmistir. Kafasina gecirdigi mavi kar maskesi ile hepsi birbirinden iri haydutlari tek tek yere serer. Ve olay yerinden hemen tüyer.

Aksam haberlerinin konusu Pedro dur. Cünkü kurtardigi evin sahibi bir televizyon spiker Maria dir. Ona haberlerden minnetlerini iletirken onu süper kahraman ilan eder. Pedro hayatinin senaryosunu düsünmüstür bile. Berbat tasarlanmis cizimler yapar, ve bu sacma kostümleri dener. Öncelikle sokaklarda ise baslar. Isi bittikten sonra üstünü degistircek yer bulamaz, cikardigi zamanlar ise kaybeder.

Birgün imdat cagrisi ayagina tuzaga düsürülür, bol bol dayak yer, kendini Mirageman tanittigi halde, millet ona watchman der. Yinede Lima sokaklarinda iyi is cikarir. Kahramanligi kalicimidir bilinmez. Ama yardimlarida kimsenin aklindan gitmez. O artik bu kirli sehrin zavalli ama onurlu iyilik savascisidir. Elinden gelen buysa, ona bicilen sey gercekten süper kahramanlik midir, hayat filminin sonunda bilinir ancak.

Did you meet this guy with a blue hat, the guy who hard trained.